sad
Bahadırzade Arabacı Ali Paşa

Bahadırzade Arabacı Ali Paşa, (“Kadı Ali Paşa”, “Arap Kulu Ali Paşa” olarak da anılır) (d. Ohri – ö. 1693 Rodos) II. Ahmet saltanatında, 19 Ağustos 1691 – 27 Mart 1692 tarihleri arasında altı ay yirmi dokuz gün sadrazamlık yapmış Osmanlı devlet adamıdır.

Hayatı
Ohri’lidir.[1] Arabacı Ali Paşa medrese tahsili görüp icazet almıştır. İmamlıktan başlayarak bazı nahiyelerde naiplik ve sonra kadılık yapmıştır. Daha sonra önce Koca Halil Paşa kethudalık yapmış ve ondan sonra Köprülü Fazıl Mustafa Paşa’ya intisap ederek kethudalık ve sedarat kethudalığı yapmıştır. Kasım 1689’da Yeniçeri Ağası olmuştur. Fazıl Mustafa Paşa cepheye serdar-ı ekrem olarak gittiğinde rikap kaymakamlığı görevi verilmiştir.

19 Ağustos 1691’de Slankamen Savaşı’nda şehit düşen Köprülü Fazıl Mustafa Paşa yerine Şeyhülislam Ebusaitzade Feyzullah Feyzi Efendi ve Kazasker “Yahya Efendi” himaye ve tavsiyeleri ile sadrazamlığa getirilmiştir.[2] Devam etmekte olan Avusturya-Osmanlı Savaşı’na serdar-ı ekrem olarak gitmesi uygun gelirken, çeşitli bahaneler bularak cepheye gitmekten sakınmıştır. Savaşta galip gelen Avusturyalılar Eylül 1691’de Varat Kalesi’ni kuşatmışlar; ama bu kale 12 Haziran 1692’ye kadar Avusturyalılara karşı dayanmıştır.

Slankamen Savaşı’nda Osmanlı süvarileri komutanlığı yapan ve Osmanlılar tarafından Erdel Kralı olarak kabul edilen Tökeli İmre, 14 Ocak 1692’de sadrazamın daveti üzerine Edirne’ye gelmiştir.

Bu arada Arabacı Ali Paşa kendisine muhalefet edenleri ve rakip gördüğü ileri gelenleri azil, sürgün ve idam ettirmeye başlamıştır. Arabacı Ali Paşa sürgüne veya ölüme mahkum edilen kişileri önce huzuruna getirtir; sonra da sarayının binektaşı önüne getirilen bir araba ile gidecekleri yere gönderirdi. En son olarak hasım olarak gördüğü kızlar ağası Uzun İsmail Ağa’yı sürgüne göndermek için II. Ahmet’e baskı yapmış ve geleneklere aykırı olarak onu sürgüne götürmek için saraya bir araba göndermişti. 27 Mart 1692’de olan bu “araba vakası” dolayısıyla II. Ahmet, Arabacı Ali Paşa’ya çok kızmış ve onu sadrazamlıktan azil etmiştir. Sonra da Arabacı Ali Paşa, Uzun İsmail Ağa’yı sürgüne göndermek için saraya gönderdiği arabaya konularak kendisi sürgüne gönderilmiştir. Bu nedenle lakabının “Arabacı” olduğu bildirilir.

Görevinden azlinden sonra ilk önce Gelibolu’ya, ardından da Rodos’a sürülmüştür. 1693 yılında ise tekrar sadrazam olacağı yolunda söylentiler İstanbul’da yayılınca bir fitne çıkarması ihtimal dahilindedir diye düşünülerek Rodos’ta boğularak idam edilmiştir. Edirne ve İstanbul’da bulunan taşınır eşyası ve emlakları devletçe müsadere edilmiştir.