Cerkes_hasan
Cerkes_hasan
Cerkes_hasan
ÇERKES HASAN BEY’İN İTİRAFNAMESİ

Sultan Abdülhamid Han devri devlet adamlarından olan tarihçi Ahmed Cevdet Paşa Paşa, Çerkes Hasan Bey’in yakalanıp karakola götürülmesinden sonra verdiği ifadesini şöyle anlatır:“Bugün hanemden çıkarak Bâb-ı Seraskeriye geldim. Beni kumandan paşanın yanına götürdüler ve memur olduğum altıncı orduya göndermek üzere karakol altına aldılar. Akşam üstü Daru’ş-şura-yı Askeri reisi Redif paşa beni çağırub: “Bağdad’a gitmedin mi, neden gitmiyorsun ve serkeşsin” diyerek tekdir etdikden sonra ben dahi: “Eğer yarın gitmez isem tard edin, ne yaparsanız yapın” dedim. Bunun üzerine:”Kumandan paşayı te’min eyler” dedi. Tekrar kumandan paşanın yanına gidüb:

“Yarın behemehal gideceğim” diyerek, Cibali’de misafir bulunduğum eniştem merhum Ateş Mehmed Paşa’nın konağına gitdim. Bugün Bâb-ı seraskeride habs olduğumu söyledim ve uşaklara: “Yarın gideceğim, eşyamı hazır edin” dedim. Her ne kadar sair vakitler geldiği yok ise de bu akşam saat yarımda Liva Tayyar Paşa mezkur konağa gelüb:”Serasker Paşa ile Reis Paşaya veda et. Ben de Serasker Paşanın konağına ve andan Kadıköyüne gideceğim” dedi. Ben de uşaklara: “yatağımı yapın hazır dursun” diyerek tenbih edüb on beş gündenberü üzerinde memlû’ olarak taşımakda olduğum iki aded altı patlar rovelver tabanca ve bir aded Çerkes kaması üzerimde bulunduğu halde saat iki raddelerinde konağından çıkub doğru Cibali iskelesinden kayığa rakiben Hüseyn Avni paşanın yalısına gitdim ve: “Paşa burada mı” diyerek ağalarına sordum.”Midhat paşanın konağına gitdi ve nişanını dahi aldırdı” dediler. Yine gitdiğim kayıkla Sirkeci iskelesine gelüb, yolda kendi kendime bu işi şöyle yapayım. Böyle yapacağım diyerek doğruca Midhat paşanın konağına giderek ağaların odasında biraz oturdum. Ağalarıdan birine:”Serasker paşayı burdamı?” diye sordum. “Buradadır” dediler.”Beni Tayyar paşa gönderdi. Serasker paşayı göreceğim” dedim. Onun ağalarından biri aşağıya gelmekde iken ben yukarıya çıkdım. Vükelanın olduğu odaya girüb bir elimde kama ve diğer elimde rovelver olduğu halde:”Davranmayın!” dediğimde cümlesi ayağa kalkub H.Avni paşa gözüme ilşidi. Heman elimdeki rovelveri ateşledim. Hüseyn Avni Paşayı urdum ve zannıma göre evvelce Hariciye Nazırı Raşid paşayı urdum gibi hatırıma geliyor. Kamayı da Avni paşanın bir kaç yerinden sokdum ve tekrar Raşid paşanın boynunu da kama ile kesdim Bunların ikisinin dahi öldüğünü anladım. O sırada Midhat paşa ve Sadrızam Paşa ve Kayseriyeli Ahmed Paşanın oldukları odanın kapusunu açmak içün uğraşur iken kalabalık gelüb beni yakaladular.Hüseyn Avni paşa ve Hariciye Nazırını ve bir de ağayı urub telef etdim. Üç kişiden başka kimseyi urmadım. Sonra beni tutub bu halde buraya getirdiler.”