8053
Doğu Türkistan

Uygurların Tarihsel Gelişimi

Uygurların devlet olarak tarih sahnesine çıkışı 704-840 yılları arasındadır. Orhun nehri kıyısında Ordu Balık merkezli olarak Kutluk Bilge Kül Kağan tarafından kurulmuştur. Uygur Kağanlığı bulunduğu bölgede güçlü devlet konumuna gelerek Çin’i mağlup etmeyi başarmış ve İpek Yolunu kontrol altında tutmuştur. Yerleşik hayata geçen Uygurlar şehirler kurmuş ve tarımsal faaliyetlerde gerçekleştirmiştir. Soğudlardan esinlenerek kendi alfabelerini hazırlamışlardır. Bögü kağan döneminde ise Mani dinini kabul etmişlerdir. Mani dini savaşmayı yasaklayan bir dindir ve Uygurların savaşçı özelliklerini kaybetmelerine neden olmuştur. 840 yılına gelindiğinde Ho-sa Kağan döneminde Kırgızlar tarafından devlet yıkılmıştır. Devletin yıkılmasıyla birlikte Uygurlar Asya içinde Yoğun bir göç faaliyeti başlatmıştır. Sarı Uygurlar ve Turfan Uygurları Asya içinde dağılmıştır. Turfan Uygurları zamanla Moğolların hakimiyeti altına girmiş ve varlıklarını devam ettirmişlerdir. Moğolların Türkleşmesinde etkili olmuşlardır. Sarı Uygurlara gelecek olursak aslında yazımız daha çok onlarla ilgilidir çünkü varlıklarını devam ettirmekte çok zorlamışlardır. Uzun süren göç faaliyetleri sonunda Sarı Uygurlar Çin’e yakın bir bölgede Kansu Uygur Devletini kurmuş ancak tam bağımsızlığı sağlayamamış ve Çin hakimiyeti altına girmişlerdir. İşte asıl zor günler bu günlerden itibaren başladı demek çok yanlış olmasa gerek. Uygurlar bugün varlıklarını devam ettirmektedirler ancak binbir zorlukla kesinlikle kültürlerini ve Türklüklerini yaşamamaktadır. Günümüzde Doğu Türkistan’da Sincan Özerk Bölgesinde yaşamaktadırlar Türklük özelliklerini korumuş Müslüman Türklerdir. Ancak yıllardır Çin zulmü altında yaşamaktadırlar. 1933’te Doğu Türkistan İslam Cumhuriyeti kurulmuştur. Ancak 1934 Çin ordusu bölgeye girerek yeni kurula bu devlete son vermiştir. 1944’te Doğu Türkistan Cumhuriyeti kurulmuş fakat 5 yıl sonra yeni kurulan bu devlette Çin tarafından yıkılmış ve bu bölge özerk bir bölge olarak Çin’e bağlanmıştır. Uygurlar o günden bu güne Çin’e karşı bağımsızlık savaşı vermektedir. Ne yazık ki Çin hükümetleri bölgedeki faaliyetleri bastırmak için halka zulmetmeye başlamıştır. İnsanın aklına gelmiyor değil dünyada onca saçma sapan şeyler yaşanırken ve bu saçma sapan şeyler için insanlar ayaklanırken Doğu Türkistan’da yaşayan insanlar için neden kimse ayaklanmıyor. Tabi hal böyle olunca aklıma bir soru daha geliyor acaba o insanlar Türk oldukları için mi kimsenin dikkatini çekmiyor. Mesela günümüz süper güçlerinden olan Amerika ya da diğer Avrupa Devletleri barış için demokrasi için Afganistan’a ya da Irak’a ordularını gönderirken Doğu Türkistan için neden böyle bir şey yapılmıyor? Maalesef aklıma yine tek bir cevap geliyor çünkü onlar Türk ve orada kimsenin bir menfaati yok. Tabi şimdi sağa sola suç atmaya gerek yok çuvaldızı önce kendimize batırmamız gerekiyor. O insanlar yıllardır orada işkenceye maruz kaldı ve kalmaya da devam ediyor. Biz soydaşlarımız için ne yaptık? Maalesef hiçbir şey yapmadık. Bütün Türk Devletleri Türkiye’sinden Azerbaycan’ına Kırgızistan’ından Türkmenistan’ına Özbekistan’ından Kazakistan’ına soydaşlarımız orada acı çekerken biz neredeydik. Onca Devlet Başkanı onca hükümet neredeydi? Neden Uygurlar için hiçbir şey yapılmadı? Bu kadar zor muydu o insanlar için bir şeyler yapmak? Her şeye fırsat bulan bizler neden kardeşimizin zor zamanında yanında olmadık?

Hem soydaşımız hem din kardeşimiz olan o insanlar yıllardır Çin’in zulmü altında ezilmekte. Dinlerini ve Türklüklerini yaşayamamaktalar. Namaz kılmak yasak, oruç tutmak yasak, üzerinde hilal olan elbiseler giymek yasak… Çin hükümeti yaşlı, çocuk, kadın, erkek demeden insanları katlediyor. Bu zulme dur deme zamanı gelmedi mi? Ey Türk Milleti uyan artık soydaşın katlediyor. Unutma senin ataların Meteler, Buminler, Kürşadlar, Bilge Kağanlar, Tuğrul Beyler, Alparslanlar, Melikşahlar, Osman Beyler, Fatihler, Yavuzlar, Kanuniler, Mustafa Kemal’lerdir. Özüne dön kardeşine sahip çık. Unutma Türk ne diyordu Bilge Kağan “ Ey Türk üstte Gök delinmedikçe, altta Yer yarılmadıkça senin ilini ve töreni kim bozabilir. Titre ve kendine dön…

Sercan YILMAZ