Köprülü Fazıl Mustafa Paşa
Köprülü Fazıl Mustafa Paşa
Köprülü Fazıl Mustafa Paşa
Hadım Sinan Paşa

Hadım Sinan Paşa (ö. 22 Ocak 1517, Rıdaniye), I. Selim saltanatında 18 Haziran 1515-23 Eylül 1515 ile 26 Nisan 1516-22 Ocak 1517 tarihleri arasında iki kez sadrazamlık yapmış Osmanlı devlet adamıdır.

Hayatı
Aslen Bosnalıdır ve doğu Bosna’da Boroviniç adlı bir soylu aile mensubudur.

Devşirme olarak İstanbul’a getirilip Enderun’da yetiştirildi. Hadım olduğu için Akağalar Ocağı’na alındı. 1514’de Bosna Sancakbeyliği görevi ile saraydan çıkma yaptı.[1]23 Nisan 1514’de Anadolu beylerbeyliği görevi verilerek Yavuz Sultan Selim’in İran Seferi hazırlıklarına katkı yaptı. Anadolu beylerbeyi olarak eyalet askerleri komutanı olarak İran Seferi’ne katıldı. 23 Ağustos 1514 Çaldıran Savaşı’nda Anadolu Beylerbeyi olarak ordunun sağ kanadına komuta etti. Bu muharebede bu sağ kanata yüklenen Şah İsmâil’in komutanlarından Ustaclu Mehmed Han’ın saldırısını geri püskürttü ve karşı taaruza geçip Şah İsmail ordusunu arkadan çevirip galibiyetin sağlanmasında çok büyük katkısı oldu. Çaldıran Savaşı’nda şehit olan Rumeli Beylerbeyi Hasan Paşa yerine Eylül’de Rumeli beylerbeyi görevine getirildi.

Yavuz Sultan Selim İran seferinden sonra İstanbul’a geri dönmeyip ordu ile Amasya’da kışlamaya karar vermişti. Fakat kapıkulu askeri bundan hoşnutsuzdu. Askerler arasında ertesi yılda İstanbul’a dönülmeyip İran seferin devam edeceği söylentileri yayılınca yeniçeriler isyankar oldular. Bu isyan ortaya çıkıca otorite gösteremediklerinden dolayı Sadrazam Hersekli Ahmet Paşa ile ikinci vezir Dukakinoğlu Ahmet Paşa görevlerinden alındılar. Ama 18 Aralık 1514’de Dukakinoğlu Ahmet Paşa sadrazam yapıldı. Ama Amasya’da kışlayan yeniçeriler arasında tekrar bir isyan çıktı. Yeniçeriler vezirlerden Piri Mehmed Paşa’nın ve padişah lalası Halim Çelebi’nin kaldığı evleri yağmaladılar. Divana çıkıp bağırıp çağırdılar. Yavuz Sultan Selim bu isyanın neden çıktığını gizlice araştırttı ve isyancıların sadrazam tarafından kışkırtıldığı öğrenildi ve bunun üzerine Dukakinoğlu Ahmed Paşa, Mart 1515’da I. Selim’in eliyle önce hançerlendi, sonra da yığıldığı yerde akhadımağaları tarafından kafası kesildi.Padişah bir müddet yeni bir sadrazam tayin etmedi.

Bu idamın diğer bir sebebi İran Seferi sırasında Memlukluları tutup Osmanlılar aleyhinde olan Dülkadiroğulları beyi Alaüddevle Bozkurt Bey ile sadrazam Dukakinoğlu Ahmet Paşa ile gizlice mektuplaşmakta olduğunun öğrenilmesi idi. Padişah Dülkadiroğulları beyi Alaüddevle Bozkurt Bey’i elemine etmeye karar verdi. 1515 ilkbaharında Dulkadiroğulları üzerine bir sefer düzenlendi ve Rumeli Beylerbeyi olan Hadim Sinan Paşa bu sefere padişah tarafından serasker tayin edildi. 12 Haziran 1515’de Hadım Sinan Paşa komutası altında bulunan Osmanlı gücü ile Dülkadiroğulları beyi Alaüddevle Bey ordusu yapılan “Turnadağı (Göksun) Muharebesi”‘nde Osmanlı ordusu üstün bir galibiyet kazandı. Hadım Sinan Paşa yenik Dulkadiroğulları beyi Alaüddevle Bey’in başını Amasya’ya Yavuz Sultan Selim’e gönderdi. Bu savaş sonunda Maraş ve Elbistan Osmanlı topraklarına katıldı.

Bu galibiyeti dolayısıyla padişah Hadım Sinan Paşa’yı 18 Haziran 1515’de sadrazam olarak görevlendirdi. Bundan sonra İstanbul’a gelen Yavus Sultan.Selim burada diğer bir savaşa “Suriye-Mısır Seferi”‘ne hazırlanmaya başladı ve organizasyon için tecrübeli bir sadrazam gerektiği açıktı. Bu nedenle Yavuz Sultan Selim 3 Eylül 1515’de Hadim Sinan Paşa’yı sadrazamlıktan uzaklaştırdı ve yerine tecrübeli Hersekli Ahmet Paşa’yı 5. kez sadrazam tayin etti. Azledilmesinin kendisinin bir hatası sebebiyle olmadığını ve ona olan teveccühünün devam ettiğini göstermek için de Yavuz Sultan Selim ona bir miktar nakit para, kaftan ve kılıç gibi hediyeler gönderdi.

1516 ilkbaharında İranlı Safevilerinin Doğu Anadolu ve Diyarbakır taraflarında bazı saldırgan hareketlerde bulunduğu Bıyıklı Mehmet Paşa’nın gönderdiği haberlerden öğrenildi. Buna pek öfkelenen padişah 26 Nisan 1516’da şahsen sadrazam Hersekli Ahmet Paşa’nın yakasına yapışıp onu yumrukladı; sadrazamlıktan azledip Yedikule zindanında tutuklattıp Hadim Sinan Paşa’yı ikinci kez sadrazam tayin etti.

Padişah sadrazama ordunun ve donanmanın hızla yeni bir sefere hazırlanması için kati emirler verdi. Mısır Seferi hazırlıkları önce gizli tutulmaya çalışıldı. Ama tersanede yeni gözler kurulup yeni gemiler yapılması, seferin Akdeniz üzerine olacağını açıkça göstermekteydi. Devlet Mısır Memluklüleri üzerine sefer yapılabilirliği hakkında şeyhülislam ve ulemadan gizli fetva aldı. Memluk Sultanı Kansu Gavri bu seferi önlemek için Yavuz Sultan Selim’e çok samimi ve yumuşak mektuplar gönderdi ama padişah kararındna dönmedi. 28 Nisan 1516’da Hadım Sinan Paşa Üsküdar’dan harekete geçti. Hedefi Kayseri’de toplanmakta olan ordunun başına geçmekti. Kayseri’ye vardıktan sonra toplanan ordu seraskeri olarak Diyarbayır tarafına yürüdü. Yavuz Sultan Selim ise 5 Haziran 1516’da Üsküdar’a geçip hedefi Şam olarak sefer hareketine başladı ve Elbistan ovasında Padişah Hadim Sinan Paşa’nın komutasındaki ana orduya yetişti.

Osmanlı ve Memluklu orduları Suriye’de Halep’in 44 km kuzeyinde bulunan Dabık kasabası kenarında bulunan “Merc-i Dabık (Dabık Merası)” mevkiinde 24 Ağustos 1516 karşılaştılar. Mercidabık Muharebesi Osmanlı ordusunun elinde bulunan ve çok iyi kullanılan ateşli silahlar, özellikle sahra topları, üstünlüğü dolayışyla ikindi vakti Memluklu ordusunun yenilgisi ile sonuçlandı. Memluklu sultanı Kansu Gavri bu muharebede hayatını kaybetti. Sadrazam Hadım Sinan Paşa bu muharebede büyük yararlılık gösterdi. Böylece Anadolu’da Malatya, Divriği ve Suriye’de Halep, Hama ve Humus Osmanlılar eline geçti. Eylül sonlarına doğru Şam ve Gazze fethedildi. Gazze’den Mısır üzerine ilerlemeye başlayan Osmanlı ordusu daha Sina Çölü’ne girmeden Han Yunus mevkinde çoğunluğu Memluklu süvari askerlerinden oluşan Canberdi Gazali komutasında bir Memluklu ordusu ile çarpışmaya girişti. 28 Ekim 1516’de, Hadım Sinan Paşa komutasındaki Osmanlı ordusu ile Canberdi Gazali komutasındaki Memluklu güçleri arasında yapılan Han Yunus Muharebesi’nde Osmanlı güçleri Memlukluların süvari hcucmunu durdurmaya başardı. Bu muharebede Memluklu komutanı Canberdi Gazali yaralandı ve Memluklu gücü yenik düşüp Gazze’yi bırakıp Mısır’a geri çekildi. Osmanlı ordusu Sina Çölü’nü geçmeye başlamadan, Kudüs’ü ziyaret için ana ordudan ayrılmış olan Yavuz Sultan Selim de Kudüs’ü teslim alıp ziyaret ettikten sonra Osmanlı ordusuna katıldı.

Memluklülerin yeni sultanı olan Tomanbay Sina Çölü’nün güneyinde Ridaniye’de Venediklilerden top ve silah alarak kuvvetli bir savunma hattı kurmuştu. Osmanlı ordusu 3 Ocak 1517 ile 16 Ocak 1517’de Sina Çölü’nü 13 gün içinde geçerek, Ridaniye’de Memlûk Ordusu ile karşılaştı. Osmanlı güçlerinin bir kısmı sadrazam Hadım Sinan Paşa komutanlığı altında Tomanbay’ın planladığı gibi Memluklu savunma hattının önünde savaşa girişti. Fakat Osmanlı ordusunun büyük bir kısmı Yavuz Sultan Selim komutanlığı altında El-Mukaddam Dağı’nın etrafını dolaşarak güneyden saldırmaya başladı ve böylece Tomanbey’in yönleri sabit olan toplarını etkisiz hale getirdi. 22 Ocak’da iki ordu arasında Ridaniye Muharebesi başladı. Memluklu ateşli silahlarının etkisizliğine karşılık Osmanlı ordusu ateşli silahlarla donatılmış birliklerini ve sahra toplarını çok etkili olarak kullanarak savaş alanında üstünlük sağladı. Tomanbay bu muharebeyi kaybetmiş olduğunu anlayınca en cesur askerlerinden bir baskın birliği kurup Osmanlı merkez güçlerinin karagahına bir baskın düzenledi. Bu birlikle Osmanlı ordusunun merkezdeki savaş hatlarını yararak Sultan Selim’in otağı sandığı Sadrazam’ın çadırına girdi ve göğüs göğüse yapılan bu çarpışmalar sonucu sadrazam Hadim Sinan Paşa öldürüldü.

Muharebenin kazanılmasından sonra Yavuz Sultan Selim, cesur, gözüpek, cihângîr ve aynı zamanda başarılı olan bu değerli sadrazamının şehit oluşundan çok müteessir oldu.Hadım Sinan Paşa Ridaniye zaferinin ertesi günü “Şeyh Timurtaş Zaviyesi”‘ne gömüldü. Onun için bu mevkide Sultan Selim emri ile bir türbe yapıldı.