RUMELİ HİSARININ ŞEKLİ
RUMELİ HİSARININ ŞEKLİ
RUMELİ HİSARININ ŞEKLİ
İDRİS BABA VE HASAN PAŞANIN HIRKASI

Tarihçi Peçevi, kitabında şöyle bir hadise nakleder:Memlektim olan Peç kasabasından Bosna’ya gitmem icab etti. Kasabamızda İdris Baba derler, kerametleri görülmüş bir zat vardı. Yola çıkmadan evvel onu ziyaret edip duasını alayım dedim:-Ben Bosna’ya gidiyorum. Bir şey ısmarlar mısın baba?-Ismarlarım ya!… Oraya gidince Bosna Beylerbeyi Hasan Paşa’ya selam söyle. Şimdi sefere çıkmak üzeredir. Her nereye giderse yüzü ak olsun. Ervah, Evliya ve Büdela kendisine yardımcı ve onunla beraber dir. Hatta Hazret-i Ali askeri de onunla beraberdir, dedi. Orada, benim le beraber yola çıkacak olanlardan biri:-Bir nesne ister misin Baba, getirelim, deyince:-Hırkam eskimiştir. Bir hırkacık isterim, dedi.

Hemen yola çıktık. Daha Saraybosna’ya gelmeden, Banya Luka’ya uğradık. Orada gördük ki, bayraklar açılmış, tuğlar ve sancaklar çözül müş, Osmanlı askeri alay alay dizilmiş ve Hasan Paşa’nın atı hazırlan mış. Demek ki, Hasan Paşa, sefer hazırlığı için Saraybosna’dan buraya gelmişti. Ağaları ve kapıcıbaşıları beni tanırlardı. Zigetvar muhasara sına gittiği sırada Peç’deki çiftliğimizde kalmışlardı. Adamları hiç tereddüd etmeden beni alıp huzuruna götürdüler. Hasan Paşa, kılıcını kuşanmış, çizmesini giymiş halde divanhanesi şehnisinde oturuyordu. Beni görünce iltifatlarda bulundu, hal ve hatır sordu. Ne zaman ki söz söylemek fırsatını buldum, İdris Babanın haberini ve sözlerini anlattım. Onun sözlerinden çok haz etti ve:-Ne dedi? Diye defalarca sordu. Belki on defadan fazla tekrar ettirdi. Sonra yerinden kalkarak, gayet kıymetli hırkasını getirtti. Yanına bir kese de altın koyarak bu fakire verdi ve:-Eğer kabul buyururlarsa, bunu İdris Babaya götür, dedi. İdris Babanın bu kerametini de gördükten sonra ona olan muhabbet ve hürmetimiz daha da arttı.