image001
Sovyet Rusya’nın Dağılması

1) Glasnost ve PerestroykaPerestroyka( Yeniden Yapılanma) :1980’li yıllardan sosyalizmin artık işleyemez hale gelmesi üzerine ekonomiyi biraz serbestleştirerek devletin bütünlüğünü korumaya çalışan SSCB Devlet Başkanı Gorbaçov tarafından uygulanan politikadır. Genel olarak yaptığı reformlar  devlet mekanizmasını hantallığından kurtarmak üzeredir.

Glasnost( Açıklık): 1985’ten itibaren Gorbaçov tarafından  SSCB’nin demokratikleşmesine doğru değişim amacıyla uygulanmış politikaların tümüne verilen addır. Gorbaçov’un amacı halkın devlete güvenini artırmak için toplumun her düzeyinin katılabileceği, herkese söz hakkı tanınacak olan bir tartışma ortamını mümkün kılmaktı.

Perestroyka ve Glasnost politikalarında amaçlanan düşünce siyasi ve sosyal özgürlüklerin ekonomideki refahı artırmasıydı. Ancak bunun gerçekleşmemesi üzerine başta Baltık Ülkeleri ( Litvanya, Letonya, Estonya) olmak üzere SSCB’ye bağlı ülkelerin bağımsızlık ilanları başladı.

2) Doğu Bloğu’nun Dağılması

Doğu Bloku’nu oluşturan Macaristan,Polonya,Çekoslovakya,Bulgaristan,Romanya , Doğu Almanya (3 Ekim 1990’da Batı Almanya ile birleşti.),Arnavutluk ve Moğolistan’da başlayan sistem değişikliği, çok partili hayatın başlaması ve Pazar ekonomisine geçiş uygulamaları; Gorbaçov’un beklediği bütünleşme ve güçlenme çabalarını dağılmaya götürdü. Bu dağılma, ülkelere bağımsızlığı ve  Blok’tan kopmaları getirdi. Ancak, bağımsızlık ilanları Sovyetler’in dağılmasını istemeyen Gorbaçov başta olmak üzere Rus yöneticileri tarafından tepki ile karşılandı. Nitekim bu gelişmeler üzerine, Doğu Bloku ülkelerini ekonomik yönden birbirine bağlayan COMECON (Karşılıklı Ekonomik Yardım Konseyi), 28 Haziran 1991’de üye devlet temsilcilerinin Budapeşte’de toplanıp kuruluşun feshine ilişkin protokolü imzalamalarıyla sona erdi.COMECON’un feshi kararını, NATO’ya karşı kurulmuş olan Varşova Paktı’nın 1 Temmuz 1991’de son verilmesi kararı takip etti. Böylece, Sovyetler Birliği’nin dağılmasını Doğu Blok’unun dağılması olayı takip etmiş oldu.

Doğu Bloku’nun dağılması ile tam bir kaos ve istikrarsızlık  dönemine girdi. Bozulan güç dengeleri, yerini, başlangıçta belirsizliğe bıraktı. Ancak, geçen zaman içinde dünyanın yeniden yapılanması ” Globalleşme ” kavramı içinde ve ABD’nin liderliğinde yeniden şekillendirilmeye başlandı.